En sık rastlanan davranışlardan bir tanesi de ‘KIYASLAMAK’tır. Aslında yapılmaması gereken davranışlardan önemlisidir. Bu çocuğumuzu olumsuz etkiler ve tepkisel davranmasına yol açar.

Bütün anne ve babalar zaman zaman hata yapar. Önemli olan hatayı farkedip bu hatada ısrar etmemektir.
Bir anne düşünün, kızını karşısına almış ve şuna benzer şeyler söylüyor.
- -         Allah ellere ne çocuklar veriyor. Şu Ayşe Hanım’ın kızına bak. Terbiye, çalışkanlık, tertip, düzen hepsini ona vermiş. Bir de sana bak.
Bu ya da benzer cümleler kuran anne babalara rastlamışsınızdır. Bu cümleleri anne babanızdan duydunuz mu hiç? Duyduysanız kendinizi nasıl hissettiniz? Bütün olumlu özellikleri komşu çocuklarında gören, buna karşılık bütün olumsuz özellikleri kendi çocuklarına yükleyen bir anne baba ne kadar büyük bir haksızlık yaptığının ve ne büyük bir yıkıma sebep olduğunun farkında mıdır acaba?

Kıyaslanan çocuk bir gün anne babasının karşısına geçse ve şöyle söylese:
- Benimle kıyasladığınız çocuk Ayşe teyze ile Mehmet amcanın genetik özelliklerini taşıyor. Benimle kıyasladığınız çocuk onların terbiye anlayışıyla büyütülmüş, beni ise siz büyüttünüz. Siz beni o çocukla kıyasladınız. Şimdi sıra bende. Ben de sizi iyi anne babalarla kıyaslayacağım. Beni kıyasladığınız çocuğun babasının yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor. Birbirlerini dinliyorlar ve dinlerken gözlerinin içine bakıyorlar. Sık sık birbirlerine sarılıyorlar ve çocuklarını cesaretlendiriyorlar. Küçük hatalarını görmezden geliyorlar. Çocuklarının yaptığı hatalardan ders çıkarmasına, öğrenmesine fırsat tanıyorlar. Çocuklarının hangi yeteneklere sahip olduğunu biliyorlar ve onu yeteneklerini geliştirmesi yönünde destekliyorlar. Çocukları eve geldiğinde ilk cümleleri okul,ders ve sınavlarla ilgili olmuyor. Nasihat etmek yerine örnek davranışlar sergiliyorlar. Ve sizden daha az dır dır ediyorlar.
Korkmayın o kadar, bunları bizim çocuğunuz söyleyemez, Çünkü bizim boyumuz daha uzun, bizim sesimiz daha gür çıkıyor ve cüzdan bizde....

Çocuklarımızla eşit iki insan olsaydık, belki o zaman bunları duyma olasılığımız olurdu.
Bir insanı kıyaslamak kadar inciten,yaralayan ve üzen, başarısına ve performansına zarar veren başka bir anne baba tutumu yoktur. Bir insanı anlamak için kendimizi onun yerine koyarak düşünmek, durumu onun gözüyle görmeye çalışmak önemlidir.

Örneğin işyerinde amirinizin bütün iyi özellikleri mesai arkadaşınıza, olumsuz özellikleri size yüklediğini düşünün. Yada akşam eve geldiniz bu defa da eşiniz başladı kıyaslamaya: ‘Allah ellere ne eşler nasip ediyor, bir de bizimkine bak... Nimet Hanım’ın eşi akşam saat 6’da karısının dizinin dibinde, Dilek Hanım’ın eşi evde her işi yapıyor. Diye devam etse ne hissederdik, ne yapardık?
Bunları düşünün ve lütfen çocuklarımıza bu kötülüğü yapmayalım.

Bizim onlarla ilgili değerlendirmelerimiz umurlarında değilmiş gibi görünseler de çok önemli. Bizim onlara gönderdiğimiz olumsuz ifadeleri bir süre sonra kendi kendilerine söylemeye başlayacaklar. Bu ne demek biliyor musunuz? Kendine güvenlerini yitirmeleri demek.