Geleceğin Öğrenme Biçimi:

——————————————————————————–

Dr.Tufan AYTAÇ

İnternet teknolojilerinin yaygınlaşması ile televizyon ve video gibi iletişim araçlarının öngördüğü tek yönlü öğrenme yöntemleri ortadan kalkarak, karşılıklı etkileşime dayalı olarak elektronik ortamda öğrenme modelleri ortaya çıkmıştır.

e-öğrenme; internet/intranet veya bir bilgisayar ağı bulunan platform üzerinde sunulan, web tabanlı bir eğitim sistemi olarak tanımlanabilir. e-öğrenmenin geleneksel eğitim anlayışından en büyük farkı içerdiği teknoloji boyutu gibi görünse de gerçekte köklü bir değişimi öngörmektedir. Bu yaklaşım; bireyi merkeze alan, onu bilgiye ulaşma yönünde motive eden ve ona öncelik veren bir modeldir. e-öğrenme ile öğretmen ve öğrencinin aynı ortamda ve aynı anda bulunmalarına gerek kalmadan eğitim etkinlikleri gerçekleştirilir. e-öğrenme genelde iki şekilde gerçekleşmektedir: a. Kişilerin bilgisayar başında kendi kendilerine eğitim almaları. b. Eş zamanlı olarak bir grup öğrenci ve ders öğretmeninin, canlı olarak bilgisayar ortamında, bir sınıfta buluşmaları.

e-öğrenme:

• Her zaman, her yerde eğitim olanağı yaratır. Öğrenci, öğrenmek istediği zamana kendisi karar verir.

• Daha hızlı ve etkin öğrenmeyi gerçekleştirir. Örneğin, bir kitap okumada hatırlanma oranı % 20 iken bu oran ses, görüntü ve çoklu etkileşime dayalı olarak görsel yönden desteklenmiş metinleri hatırlamada % 40'a kadar yükselmektedir.

• Öğrenen odaklı eğitimdir. e-öğrenme, öğrenmenin odağını öğretmen odaklıdan öğrenen odaklıya çevirir. Öğrenciler, e-öğrenme ile kendi eğitimlerinden kendilerini sorumlu hissederler. Bu da bireye kendi öğrenme sürecini yönetme ve plânlarını geliştirme olanağı sağlar. Öğrenciler kendi ilgi ve becerileri doğrultusunda öğrenmek istediği konunun içeriğini, amacını, süresini ve hızını belirleyebilir.

• Daha az yönetsel iş yükü ile daha fazla kişiye ulaşma olanağı sağlar.

• Maliyet avantajı sağlar. Yapılan uygulamalarda kurumlar açısından maliyetlerde %30 ile %70 arasında değişen oranlarda kaynak tasarrufu yapılabildiği hesaplanmıştır.

• Başarı ve gelişim hem kurumsal hem de bireysel olarak daha kolaylıkla izlenebilir.

• Zaman, mesafe ve sosyo-ekonomik statü engellerini ortadan kaldırarak, bireylere yaşam boyu eğitimin üstünlüğünden yararlanma olanağı sağlar.

e-öğrenmenin uzun vadede bu tür üstünlükleri olmasına rağmen, kimi zorlukları da bulunmaktadır. e-öğrenmede:

• Kişilerin çalışma konusunda özdisiplini olmadığında başarılı sonuçlara ulaşmak güçtür.

• Kişilerin sosyalleşme süreci engellenebilir.

• Kimi durumlarda teknik yön belirleyici ögedir.

• İçerik yaratılması çok kapsamlı, masraflı ve zaman alıcı bir süreçtir.

• İlgili sektörün büyük kitlelere ulaşmak için bilgi ve teknoloji altyapısı olmalıdır.

• Bireylerin ilgileri yüksek olabilir; ancak kişisel gelir düzeylerinin de yeterli olması gerekir. Bu durumun aşılabilmesi için ucuz ve güvenilir erişim yollarının kamusal yollarla desteklenmesi gerekir; bu ise başlangıçta pahalı bir yatırımdır.

• Geleneksel öğrenme alışkanlıklarının dönüştürülmesi zaman alıcı bir süreç olabilir.

Avrupa Birliğine giriş sürecinde e-öğrenmenin misyonu bizim bu konudaki girişimlerimize yön verecektir. e-learning (e-öğrenme) girişimi, e-europa plânının eğitim ve öğretim başlıklarına daha fazla anlam katmak için tasarlanmıştır. Avrupa Birliği Komisyonu ve üye ülkeleri bu girişime yönelik dört ana bileşen belirlemiştir. Bunlar;

1. Bütün öğrenme kurumlarının multimedya bilgisayar araçlarına ve gerekli bağlantılar ile internet olanağına sahip olması,

2. Öğretmen ve eğiticilerin kendi öğretme metotları içerisinde yukarıda bahsedilen bu araçlarla bütünleşmeleri için onlara gerekli eğitimin verilmesi,

3. Çoklu kitle iletişim alanlarında yüksek kalite Avrupa eğitsel içeriğinin ve kalitesinin gelişimi,

4. Eğitim ve öğretim kurumlarının networke bağlanma hızının artırılmasıdır.

Gelişmiş ülkelerde e-öğrenme özellikle yetişkinlerce tercih edilmektedir. Hizmetiçi eğitimlerde işyerleri için orta ve uzun vadede kârlı bir olanaktır. Böylece çalışanların işyerinden uzun süre ayrılmalarına gerek kalmamaktadır. Bu yöntemle, çalışanlar, yeteri kadar iyi anlayamadıkları konuları diledikleri sıklıkla tekrar edebilmekte ve çoklu-ortam materyalleriyle duyarak, görerek ve etkileşimli uygulamalar yaparak daha iyi öğrenebilmektedir. Halen yeni bir yöntem olduğundan uzun vadedeki eğitsel sonuçları, standartları konusunda tartışmalar sürmekle birlikte ülkemizde de e-öğrenmeden yararlanan kurum ve kuruluşlar bulunmakta ve olumlu sonuçlar elde edilmektedir. e-öğrenme ile ilgili kaynaklar yüzyüze, geleneksel eğitim-öğretim ortamları ve yöntemleri ile bütünleştirilerek uygulandığında daha olumlu sonuçlar alınacaktır. Eğitim yöneticilerinin ve öğretmenlerin hizmetiçi eğitimlerinin yeni bilgi ve iletişim teknolojisi araçlarıyla yani e-öğrenme yoluyla desteklenmesi kısa vadeli hedef olarak gerçekleştirilmelidir.

e- öğrenme bağlamında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından aşağıda belirtilen kısa, orta ve uzun vadeli hedeflere yönelik çalışmalar yapılmaktadır;

• Tüm okul ve eğitim kurumlarında yeterli sayıda bilgi teknolojisi sınıfı kurmak.

• Eğitim portalini kurarak her yaş ve her kademeden eğitim ilgilisinin her türlü bilgi gereksinimini internet aracılığı ile karşılamak.

• Uzaktan eğitim tekniklerini kullanarak diploma ve sertifikaya yönelik eğitim programlarını geliştirmek.

• Öğrenme merkezlerini geliştirmek, yaygınlaştırmak,

• Hizmetiçi eğitim faaliyetlerinde e-öğrenme yaklaşımını hayata geçirmek,

• e-sınav uygulamasını başlatmak.

Sonuç olarak; yeni yüzyılda Türk eğitim sistemi, bilgi ve iletişim teknolojisinin sağladığı bütün olanaklardan insanlarının en üst seviyede faydalanacağı bir vizyona yönelik çaba içerisindedir. Türk eğitim sistemi bu anlamda diğer kurum ve kuruluşlara model ve itici güç olmalıdır.