BETONLAŞAN YEŞİL ALANLARA GEODUVAR ÇÖZÜMÜ

Betonlaşma, sadece binalarda değil, çevre ve peyzaj düzenlemelerinde de giderek yaygınlaşmaya başladı. Oysa, günümüz zemin mekaniği mühendisliği, bahçe ve parklar başta olmak üzere tüm açık alanların peyzaj düzenlemelerinde beton ve demir kullanmadan yüksek istinat duvarlarının yapımına imkan sağlıyor. Bu uygulamaların başında da geotextil ya da geoduvar adı verilen bir tür kumaş geliyor.

Geotextil sayesinde, beton ve demir kullanılmadan, araziye istenilen taşıma kapasitesi kazandırılabiliyor.

Bu da son dönemlerde giderek yaygınlaşan yeşil alanlarda beton ve demir kullanımının, en az düzeylere indirilmesini sağlıyor. Geotextil yöntemiyle, beton ve demir kullanmadan hafif bloklarla, yüksek istinat duvarlarının yapımı sağlanıyor.

YANLIŞ KULLANIM
Bu ürün tamamen teknik bir ürün olup, amacı dışında kullanımlarda olumsuz sonuçlar verebilir. İşin en ilginç yanını, bu malzemenin izolasyon fırmaları tarafından satılması oluşturuyor. Oysa, izolasyon özelliği olmayan textil türü bu malzemenin mutlaka işin tekniğini iyi bilen mühendislerce kullanılması gerekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Erol Güler’in Geotextil konusunda ciddi projeleri bulunuyor. Akademik çalışmalar ilmin temelini oluşturmakta. İşin akademik yönü ile şantiyede uygulayanların mutlaka birlikte çalışmaları gerektiğine inanıyorum.

Kullanım alanı oldukça yaygın olan bu malzeme, genellikle bina temellerinin oturacağı zeminlerin iyileştirilmesinde, oto yollarda yolun çökmesini önlemede, site içi yolarda, yol kenarındaki istinat duvarlarının beton ve demirsiz inşa edilmesinde, bina çevresindeki istinat duvarlarının yapımında, dere ıslahlarında, şev stabi1izasyonu işlerinde kullanılabiliyor. Hesabı doğru, imalatı kusursuz olduğu sürece, çok ekonomik ve uygun sonuçlar verebiliyor.

ESTETİK ÇÖZÜM
Bu sistemle, site, villa, park ve bahçeler gibi tüm açık alanların peyzaj düzenlemelerinin, kademelendirme işlemlerinin beton kullanmadan yapılması, estetik sonuçlar yaratabiliyor.

Hafif beton bloklarla beraber kullanıldığında hem istinad duvarı yapıp hem de üzerinde çiçek ve çim yetiştirme imkanları da sağlanabiliyor. Bu konularda doğru bilgi alabilmek için geoduvar alanında faaliyet gösteren firmalarla temas kurulması gerekiyor.

Her yanı beton yığını haline gelen İstanbul’da, hiç değilse, çevre düzenlemelerinde betondan kaçınmalıyız. Bu tip uygulamaları yaygınlaştırarak, betonlaşmayı bir nebze olsun azaltmaya, çevre düzenlemelerinde geoduvar uygulamalarına yönelmeliyiz.
En azından, çevre düzenlemelerinde betonlaşmayı önleyelim.
Ziya Oğuz AKBULUT